<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık.Ca</title>
	<atom:link href="http://www.saglik.ca/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglik.ca</link>
	<description>Sağlık, Estetik, tıp, hastalıklar Belirtileri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Feb 2012 12:13:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.3</generator>
		<item>
		<title>Boyun Tutulması</title>
		<link>http://www.saglik.ca/boyun-tutulmasi/</link>
		<comments>http://www.saglik.ca/boyun-tutulmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 12:13:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.ca/?p=11933</guid>
		<description><![CDATA[Bir insanın bedeninde ortalama 33-34 adet omur vardır. Kafatasının hemen altından başlayan bu omurlar, kuyruk sokumuna kadar uzanır ve birbirine üst üste eklem yaparak, omurgayı meydana getirirler. Boyun tutulması nedir? Genelde sabah uyandığımız zaman, başımızı oynatamadığımız, özellikle tek bir yana boynumuzu çeviremediğimiz, boyun kaslarımızda ağrının meydana geldiği rahatsızlık halidir. Başımızı çeviremediğimiz, dik şekilde başımızı tutamadığımız, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir insanın bedeninde ortalama 33-34 adet omur vardır. Kafatasının hemen altından başlayan bu omurlar, kuyruk sokumuna kadar uzanır ve birbirine üst üste eklem yaparak, omurgayı meydana getirirler.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Boyun tutulması nedir?</strong></span></p>
<p>Genelde sabah uyandığımız zaman, başımızı oynatamadığımız, özellikle tek bir yana boynumuzu çeviremediğimiz, boyun kaslarımızda ağrının meydana geldiği rahatsızlık halidir. Başımızı çeviremediğimiz, dik şekilde başımızı tutamadığımız, boyun bölgemize dokunduğumuzda ağrı hissettiğimiz bu sıkıntılı hal boyun tutulması olarak ifade edilir. Çoğunlukla, geceleri ters bir hareketle yattığımızda ortaya çıkan boyun tutulması, kimi kişilerde doğuştan da görülebilir.<br />
Hemen hemen her yaş grubunda görülebilen boyun tutulması, uzun müddet bilgisayar başında çalışan kişilerde de görülebilmektedir.</p>
<p><a href="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2012/02/boyun-tutulmasi.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-11934" title="boyun tutulması" src="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2012/02/boyun-tutulmasi-300x228.jpg" alt="boyun tutulması tedavisi" width="300" height="228" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Boyun tutulmasının nedenleri?</strong></span></p>
<p>Herhangi bir iş ile uğraşırken, uzun müddet başı sabit tutmak, sert zeminlerde ters hareketle uyumak, cereyanda kalmak, önceden geçirilmiş bir ameliyat, önceden geçirilmiş bir hastalı boyun tutulmasına sebep olan etkenler arasındadır. Ayrıca ısınma hareketleri yapmadan egzersiz yapmak, ani ve ters bir hareket yapmak, ağır bir yükün yerden hızlıca kaldırılması, başı aniden sert bir şekilde bir tarafa çevirmek boyun tutulmasına sebep olurken, bazı kişilerde psikolojik etkenlere bağlı olarak sinirlilik esnasında da boyun tutulması görülebilir.<br />
Bunun dışında kadınlardaki spiral de bazı durumlarda boyun tutulmasına sebep olduğu görülmüştür.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Boyun tutulmasının belirtileri nelerdir?</strong></span></p>
<p>Boynun tutulan bölümünde, dokunulduğunda ağrı ve acı hissi duyulur. Baş rahat hareket ettirilemez, sağa sola çevrilemez. Günlük işlerini yapakta zorlanır</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Boyun Tutulması ve Tedavisi:</strong></span></p>
<p>Boyun tutulması esnasında ilk önce kendi kendinize yapabilecekleriniz arasında, boynu zorlayıcı hareketlerden kaçınmak, bölgeye sıcak su torbası koymak, kas gevşetici kremler ile bastırmadan bölgeye masaj yapmak faydalı olacaktır. Boyun tutulması hala geçmiyorsa, kesinlikle bir doktora başvurulmalıdır. Zira boyun tutulmasının altında boyun fıtığı gibi bir kademe daha önemli olan bir sorun yatıyor olabilir. Doktorunuz gerekli muayeneyi yaptıktan sonra, boyun fıtığının nedenlerini saptar ve gerekli gördüğü ilaç, egzersiz, masaj, fizik tedavi yöntemlerine yönelir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.ca/boyun-tutulmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Gaz Sancısı</title>
		<link>http://www.saglik.ca/bebeklerde-gaz-sancisi/</link>
		<comments>http://www.saglik.ca/bebeklerde-gaz-sancisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2012 13:52:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.ca/?p=11928</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerde meydana gelen gaz sancısı kolik adı ile tabir edilir. Gaz sancısı bebeklerde, 3 aylıktan küçük olanların ortalama yüzde yirmisinde görülür. Bebek doğduktan ortalama 2-3 hafta sonra gaz sancısı başlar ve bebek 3 aylık olana kadar artarak devam eder. 3.ayını dolduran bebekte gaz sancısı şikayetleri azalarak yok olur. Bunun dışında ender de olsa, bazı bebeklerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeklerde meydana gelen gaz sancısı kolik adı ile tabir edilir. Gaz sancısı bebeklerde, 3 aylıktan küçük olanların ortalama yüzde yirmisinde görülür. Bebek doğduktan ortalama 2-3 hafta sonra gaz sancısı başlar ve bebek 3 aylık olana kadar artarak devam eder. 3.ayını dolduran bebekte gaz sancısı şikayetleri azalarak yok olur. Bunun dışında ender de olsa, bazı bebeklerde 8-9. aya kadar gaz sancısı yani kolik devam edebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bebekte gaz sancısı olduğu nasıl belli olur?</strong></span></p>
<p>Bebeğiniz aç ya da susuz olmamasına rağmen, ayaklarını karnına doğru çekip, ellerini sıkarak ağlıyorsa gaz sancısı çekiyor olabilir. Bebeğinizin ağlama süresi 3 saatten fazla sürüyorsa, sürekli huzursuz tavırlar sergiliyorsa gaz sancısı çekiyor olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bebeklerde gaz sancısının sebepleri nelerdir?</strong></span></p>
<p>Bebeklerde gaz sancısının net bir sebebi yoktur. Genel olarak sindirim sisteminin tam gelişmemiş olması, yediği mamalarda veya anne sütünde alerjiye sebep olabilecek madde bulunması bebeklerde gaz sancısı yapabilir. Bebeğinize ilk 6 ay anne sütü vermeli, 6.aydan sonra takviye gıdalar ve anne sütü ile devam etmelisiniz. Şayet bebek anne sütü içmiyor, sadece mama tüketiyorsa, mamanın gaz sancısına sebep olabileceğini düşünerek mamayı değiştirebilirsiniz. Anne olarak tükettiğiniz besinlerin sütünüzle beraber çocuğa geçerken gaz yapabileceğini unutmayın ve gaz yapacak besinleri tüketmekten uzak durun.</p>
<p><a href="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2012/01/bebeklerde-gaz-sancisi.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-11929" title="Bebeklerde Gaz Sancısı" src="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2012/01/bebeklerde-gaz-sancisi-281x300.jpg" alt="Bebeklerde Gaz Sancısı" width="281" height="300" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bebeklerde Gaz Sancısı Nasıl Giderilir?</strong></span></p>
<p>Kolik, tam olarak bir hastalık olmadığı için net bir tedavi yöntemi yoktur. Ancak bebeğinizin gaz sancısını azaltmak için bazı detaylara dikkat edebilirsiniz. Örneğin bebeğiniz anne sütü ile besleniyorsa ve emiyorsa, meme ucunu iyice kavramasına ve hava yutmamasına özen gösterin. Gereğinden fazla meyve suyu, ek besinlerden uzak durabilirsiniz. Hareketlerini kısıtlayacak kundaklama yöntemi bebeğinizin gaz sancısına sebep olacağı için bu tür yöntemlerden uzak durmalısınız.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bebeklerde Gaz Çıkarma Nasıl Yapılır?</strong></span></p>
<p>Bebeklerin gaz sancısını çekmemesi için her süt verdiğinizde ve her mama verdiğinizde mutlaka gazını çıkarmasına yardımcı olun. Bunun için bebeğinizin karnına hafif dokunuşlar ve yuvarlak hareketlerle masaj yapın, ayaklarını üzerine basmasını sağlayacak şekilde tutun, omzunuza yatırarak sırtına yavaşça bir elinizle masaj yapın. Bu tür ufak detaylar bebeğinizin gazını çıkartması için faydalı olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.ca/bebeklerde-gaz-sancisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rahim İltihabı</title>
		<link>http://www.saglik.ca/rahim-iltihabi/</link>
		<comments>http://www.saglik.ca/rahim-iltihabi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2011 12:45:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.ca/?p=11887</guid>
		<description><![CDATA[Rahim İltihabı Nedir? Rahim iltihabının diğer bir adı servisittir. Jinekoloji de sürekli olarak rastlanan bir durumdur. Çoğu kadın rahim iltihabına yakalanmıştır. Her yaştan kadın rahim iltihabı geçirebileceği gibi cinsel anlamda aktif bir hayat yaşıyor olması gerekmektedir. Vajinal akıntı ile birlikte gerçekleşebilir. Kişisel olarak şüphelenmek zordur ve genelde her hangi bir jinekolojik muayenede rahatlıkla fark edilebilir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Rahim İltihabı Nedir?</strong></span><br />
Rahim iltihabının diğer bir adı servisittir. Jinekoloji de sürekli olarak rastlanan bir durumdur. Çoğu kadın rahim iltihabına yakalanmıştır. Her yaştan kadın rahim iltihabı geçirebileceği gibi cinsel anlamda aktif bir hayat yaşıyor olması gerekmektedir. Vajinal akıntı ile birlikte gerçekleşebilir. Kişisel olarak şüphelenmek zordur ve genelde her hangi bir jinekolojik muayenede rahatlıkla fark edilebilir. Servisit rahim ağzının iltihaplanmasıdır. Genel olarak bir enfeksiyon nedeni ile oluşmaktadır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Belirtileri:</strong></span><br />
Adet kanamasından sonra akıntı ortaya çıkar. Bununla birlikte normal olmayan kanamalar, yanma, kaşınma, ilişki anında ağrı, idrar yaparken acı hissi ve bel ağrıları sıkça kendini gösterir. Hafif geçiriliyorsa herhangi bir etki vermeyebilir fakat ileride özellikle de akıntı da kötü bir koku olduğu duyulacaktır.</p>
<p><a href="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2011/12/Rahim-İltihabi.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-11926" title="Rahim İltihabi" src="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2011/12/Rahim-İltihabi-300x240.jpg" alt="Rahim İltihabı" width="300" height="240" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Tedavi:</strong></span><br />
Tedaviye rağmen geçmeyen ve normalden fazla uzamış olan rahim iltihabı rahatsızlığında koterizasyon ve krioterapi adı verilen uygulamalar yapılmaktadır. Bu sayede iltihaba neden olan anormal hücrelere müdahale edilir. Koterizasyon sayesinde iltihap olan doku ısı ile yok edilmektedir. Krioterapi işleminde ise hücreler dondurulmaktadır. Bunların dışında lazer ile de tahrip mümkündür. Servisit hastalığı nedeni ile vajinanın mukuslu yapısı bozulmaktadır. Bu nedenle cinsel ilişki sırasında spermler vajinaya tutunamamakta ve dolayısı ile kısırlığa neden olmaktadır. Servisit rahatsızlığı yaşayan hamilelerde düşük veya erken doğum riski vardır. Doğan bebek ise göz veya akciğer enfeksiyonu ile doğabilmektedir. Bahsedilen kısırlık önem gösterilmeyen ve tedavi edilmeyen Servisit hastalığı için geçerlidir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Korunma Yolları:</strong></span><br />
Emin olmadığınız kişilerle cinsel münasebette bulunmayın. Vajinal akıntının geçmesini bekleyerek muayeneye gitmekten çekinmeyin. Nedenli nedensiz bir şekilde her kadının yılda bir kere bile olsa jinekolojik muayeneye gitmesi gerekir. Tampon veya deodorant tarzı maddeleri kullanmayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.ca/rahim-iltihabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rektum Kanseri</title>
		<link>http://www.saglik.ca/rektum-kanseri/</link>
		<comments>http://www.saglik.ca/rektum-kanseri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2011 12:43:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bağırsak Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.ca/?p=11885</guid>
		<description><![CDATA[Rektum Kanseri Nedir? Kolon- rektal kanseri özelliklede Amerika birleşik devletlerinde sık görülen ikinci kanser tipidir. Kadınlarda ve erkeklerde görülme yüzdesi hemen hemen aynıdır. Bir yıl içerisinde ortalama yüz kırk bin kişiye teşhis konulmakta ve bu kişilerden altmış bin kadar birey yaşamını yitirmektedir. Türkiye de ise durum biraz daha farklıdır. Yöntemler geliştikçe tabı koymak daha mümkün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Rektum Kanseri Nedir?</strong></span><br />
Kolon- rektal kanseri özelliklede Amerika birleşik devletlerinde sık görülen ikinci kanser tipidir. Kadınlarda ve erkeklerde görülme yüzdesi hemen hemen aynıdır. Bir yıl içerisinde ortalama yüz kırk bin kişiye teşhis konulmakta ve bu kişilerden altmış bin kadar birey yaşamını yitirmektedir. Türkiye de ise durum biraz daha farklıdır. Yöntemler geliştikçe tabı koymak daha mümkün bir hale gelmiştir. Bunun yanında bilinçlendirme çalışmaları hızla devam etmektedir. Aynı zamanda endüstriyel tarım ürünlerini daha fazla tüketmeye eğilim gösterdikçe hastalığın görülme oranı fazlalaşmıştır. İç organlarda görülen kanser tiplerinin arasında erken tanı olgusundan yararlanan kanser türüdür. Tarama testlerinde hastalık oluşmadan da tespit edilebilmektedir. Poliplerde gelişen bu hastalık polip ile kolonoskopi yardımıyla saptanıp alınır. Gelişmesi olası dokular bile bu sayede alınıp ileride hastalığın gelişmesi önlenmiş olunur.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Risk Taşıyan Kişiler:</strong></span><br />
Ellili yaşların üzerinde olan kişilerde görülmektedir. Ailesinde bu ve benzeri kanserleri geçirmiş olan kişiler risk altındadır. Rahim, yumurtalık ve meme kanserini geçirmiş kadınlarda görülme oranı fazladır.<br />
Korunma Yolları:<br />
Risk altında olan kişiler özellikle de tarama işlemi yaptırmalıdırlar. Bol lif içeren besinler tüketmeleri gerekir. Alkol ve sigara kullanımı terk edilmelidir. Günde muhakkak yarım saat kadar egzersiz yapılmalıdır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Uygulanan Testler:</strong></span><br />
Tarama testleri özellikle de risk altında olan kişilere yapılmaktadır. Hastalığa neden genlikle poliplerden dolayıdır. Polipler kansere dönüşmektedir. Polipler bu nedenle daha kanser tepkisi vermeden polipektomi uygulaması ile alınmaktadır. Bu sayede hastalar yüzde doksan oranında iyileşmektedirler. Yaş aralığına göre belli testler yapılır. Buna göre kır beş yaşının üzerinde olan her birey yılda bir kere rektal tuşe muayenesi olmalıdır. Elli yaşın üstündeki bireyler yılda bir kez gaitada gizli kan testi ve üç veya beş yılda bir kolonoskopi ya da sigmoidoskopi uygulaması, beş yılda bir kolon grafisi yaptırmalıdır. Ailesinde kanser geçirmiş olan kişilerde kırk beş yaşını geçtikten sonra muhakkak üç yılda bir kolonoskopik tetkik yaptırmalıdır.</p>
<p><a href="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2011/12/Rektum-Kanseri.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-11924" title="Rektum Kanseri" src="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2011/12/Rektum-Kanseri-300x218.jpg" alt="Rektum Kanseri" width="300" height="218" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Belirtileri:</strong></span><br />
Hastalık ilk başlarda kendisini belli etmez. Zaman içerisinde tuvalete çıkma alışkanlıklarında farklılık olur ve rektal kanama görülür ki bu da gaitanın kanlı gelmesi ile saptanabilmektedir. Kabızlık veya ishal hallerinin sıklaşması, sürekli tuvalete gitmekle birlikte yine de doluluk hissi duyulması görülür. Karında gaz ağrıları başlar. Kansızlık ile birlikte nedeni belli olmayan şekilde zayıflama görülür.  Belirtiler birkaç hafta boyunca sürüp tekrarlama yaparsa bir doktora gidilmelidir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Teşhis:</strong></span><br />
Tam teşhis bağırsak içinden parça alınıp incelenmesi ile gerçekleştirilmektedir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Tedavi:</strong></span><br />
Amaç kanserli olan kısmı komple çıkartmaktır. Kalan kolonlar birbirine bağlanabilmektedir. Fakat rektum kanserinde rektum daha kısa olduğundan anüs tamamen çıkartılır ve kolon karın duvarı ile birleştirilir. Bu yöntem daha önceden de sıkça uygulanmıştır ve bu yöntemi yapan çok sayıda doktor ve teknoloji mevcuttur. Ameliyattan sonra gerekli olursa eğer radyoterapi ve kemoterapi uygulaması yapılmaktadır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Ameliyat Sonrasındaki Günler:</strong></span><br />
Ameliyattan sonra kanser tekrarlaması olabilir ve bu tekrarlama genel olarak ilk iki yılda gerçekleşmektedir. O yüzden hastaların ilk iki yıl izlenmesi gerekmektedir. Eğer tekrarlama olacak gibiyse sürekli yapılan kontrol sayesinde hemen saptanabilmektedir. Hasta üç ayda bir test taramaya tabi tutulur. Eğer bir sorun olmazsa ameliyattan iki yıl sonra senelik kontrol yapılmalı ve beş yıl aralıksız hasta izlenmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.ca/rektum-kanseri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Serum Hastalığı</title>
		<link>http://www.saglik.ca/serum-hastaligi/</link>
		<comments>http://www.saglik.ca/serum-hastaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2011 12:40:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.ca/?p=11883</guid>
		<description><![CDATA[Serum Hastalığı Nedir? Bazı hastalıklar nedeni ile bireylere at veya sığır kanından elde edilmiş serum verilmektedir ve bu serum bazı kişilerde yan etki gösterebilir. Serum içindeki antijenler kişideki antikorlar ile birleşme göstererek hastalık ortaya çıkartır. Tetanos, gazlı kangran, difteri veya yılan sokması halinde kişilere serum verilmektedir. Serum verilen her insanda hastalık oluşmaz. Ortalama yüz kişiye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Serum Hastalığı Nedir?</strong></span><br />
Bazı hastalıklar nedeni ile bireylere at veya sığır kanından elde edilmiş serum verilmektedir ve bu serum bazı kişilerde yan etki gösterebilir. Serum içindeki antijenler kişideki antikorlar ile birleşme göstererek hastalık ortaya çıkartır. Tetanos, gazlı kangran, difteri veya yılan sokması halinde kişilere serum verilmektedir. Serum verilen her insanda hastalık oluşmaz. Ortalama yüz kişiye serum verilirse bu kişilerden sadece beşi etkilenmektedir. Özellikle de günümüzde serum hastalığı penisilin adını verdiğimiz damardan uygulanan antibiyotik nedeni ile de oluşabilmektedir. Serum hastalığı nedeni ile eklemlerde oluşan ağrıyı aspirin kesebilmekte ve ortaya çıkan kaşıntıyı ise basit antihistaminik içerikli ilaçlar kesebilmektedir. En son olarak ağrı ve kaşıntı geçmezse kortizon tedavisi uygulanabilmektedir.</p>
<p><a href="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2011/12/serum-hastaligi.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-11922" title="serum hastalığı" src="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2011/12/serum-hastaligi-300x225.jpg" alt="serum hastalığı" width="300" height="225" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Belirtileri:</strong></span><br />
Serum hastalığı serum verildikten beş veya on gün içerisinde tepki verir. Ateşlenme, eklem ağrısı ve deri döküntüleri başlar.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Tedavi:</strong></span><br />
Tetanos olmamak için belli zamanlarda aşılanma gerekmektedir. Bazen serum hastalığı bazı ilaçlar alındıktan bir hafta kadar sonra alerjik anlamda tepki verebilmektedir. İlaç kaynaklı ise ilaç kullanımı bırakıldıktan sonra rahatsızlık ortadan kalkacaktır. Deri üzerinde oldukça etki vermektedir. Kızıl veya kızamık benzeri döküntüler oluşur. Bazen ateş yükselebilir. Diz, dirsek ve omuzda eklem ağrıları peyda olabilir. Basit yöntemlerle tedavi sağlanır. Kaşıntı için alerjik ilaçlar ve ağrılar için de kas gevşetici ve benzeri ilaçlar ile serum hastalığı atlatılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.ca/serum-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nefrotik Sendrom</title>
		<link>http://www.saglik.ca/nefrotik-sendrom/</link>
		<comments>http://www.saglik.ca/nefrotik-sendrom/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2011 12:38:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrekler ve İdrar Yolları Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.ca/?p=11872</guid>
		<description><![CDATA[Nefrotik Sendrom Nedir? İdrar yolu ile vücuttan proteinin fazlaca atılması anlamına gelmektedir. Gerekli olan proteinde atıldığından kandaki protein oranı azalır, el ve ayaklarda şişme ile kolesterolde yükselme olur. Her yaşta görülebilen bu hastalık on bin kişide bir yaşanır. Böbrek hastalıklarının sonucu olarak oluşabilmektedir. Böbrek hastalarının hastalıklarını sürekli kontrol altında tutmaları gerekmektedir. Nefrotik Sendrom Hastalığının Nedeni: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nefrotik Sendrom Nedir?</strong></span><br />
İdrar yolu ile vücuttan proteinin fazlaca atılması anlamına gelmektedir. Gerekli olan proteinde atıldığından kandaki protein oranı azalır, el ve ayaklarda şişme ile kolesterolde yükselme olur. Her yaşta görülebilen bu hastalık on bin kişide bir yaşanır. Böbrek hastalıklarının sonucu olarak oluşabilmektedir. Böbrek hastalarının hastalıklarını sürekli kontrol altında tutmaları gerekmektedir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Nefrotik Sendrom Hastalığının Nedeni:</strong></span><br />
Genel olarak böbrek glomerüllerinin hasar görmesinden kaynaklanmaktadır. Glomerül kandaki fazla suyu ve atık maddeleri mesaneye aktaran ince damarcıktır. Normalde belli miktarda protein atılırken Nefrotik sendrom hastalarında bu durum farklıdır ve daha fazla protein atılımı olur.</p>
<p><a href="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2011/12/Nefrotik-Sendrom.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-11920" title="Nefrotik Sendrom" src="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2011/12/Nefrotik-Sendrom-204x300.jpg" alt="Nefrotik Sendrom" width="204" height="300" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nefrotik Sendrom Hastalığının Belirtileri:</strong></span><br />
Ödem görülmeye başlanır ve bu ödem önceleri hafif seyrederken zaman içerisinde fazlalaşmaya başlar. İdrarda kan görülür. İştahsızlık, beniz solukluğu, ishal, solunumda bozukluk, yüksek tansiyon, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve kanın pıhtılaşması gibi belirtileri vardır. Kişiden kişiye göre değişiklik göstererek farklılıklar meydana gelir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Tedavi:</strong></span><br />
Tedavi şikayetlerin azaltılması ve önlenmesine dayanmaktadır. En önemli tedavi protein çıkışını engellemek olacaktır. İlaç tedavisinin yanında farklı önlemlerde alınmalıdır. Tuz azaltılmalı, tansiyon ve idrar söktürücü ilaçların kullanılması gerekilir. Bunun yanında bağışıklık sistemi çok zayıflayacağı için pnömokok bakterisine karşı aşı yaptırılır ve korumaya sağlanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.ca/nefrotik-sendrom/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Odyometri</title>
		<link>http://www.saglik.ca/odyometri/</link>
		<comments>http://www.saglik.ca/odyometri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2011 12:35:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.ca/?p=11870</guid>
		<description><![CDATA[Odyometri Nedir? Odyometri işitme testidir. İşitme kaybı farklı türlerdedir ve saptanması için farklı teknikler uygulanır. Kısmi ya da tam işitme kaybı durumu mevcuttur. İşitme kaybına neden olan rahatsızlıklar arasında kulak iltihabı, kızıl, grip, gen faktörü, yaralanma, yaşlılık ve nedensiz işitme kayıpları vardır. Her işitme kaybında farklı özellikler mevcuttur bu nedenle doktorlar farklı uygulama yapmaktadırlar. İşitme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Odyometri Nedir?</strong></span><br />
Odyometri işitme testidir. İşitme kaybı farklı türlerdedir ve saptanması için farklı teknikler uygulanır. Kısmi ya da tam işitme kaybı durumu mevcuttur. İşitme kaybına neden olan rahatsızlıklar arasında kulak iltihabı, kızıl, grip, gen faktörü, yaralanma, yaşlılık ve nedensiz işitme kayıpları vardır. Her işitme kaybında farklı özellikler mevcuttur bu nedenle doktorlar farklı uygulama yapmaktadırlar. İşitme kaybının hangi alanda yaşanmış olduğu da önemlidir. Dışkulak, ortakulak, içkulak, işitme siniri ve merkez sinir sitemi işitme kaybının yaşanabileceği alanlardır. Bazı işitme kayıplarının tedavisi mümkün iken bazılarının tedavisi yoktur. İşitme kaybı yaşayan kişilerin ince ayrıntılı bir işitme testi yaptırmaları gerekmektedir.</p>
<p><a href="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2011/12/Odyometri.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-11918" title="Odyometri" src="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2011/12/Odyometri-300x202.jpg" alt="Odyometri" width="300" height="202" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>İşitme Testinde Hedeflenen Amaç:</strong></span><br />
İşitme kaybını ne kadar hasar vermiş olduğunu ve hangi tipte geliştiğini bilmek tedavinin seyri açısından önem taşımaktadır. Ayrıca kaybın düzeltilip düzeltilemeyeceği gibi durumlar belli olur. İşitme kaybına karşılık fiziki veya cerrahi bir uygulama yapılıp yapılmayacağı belli olur. İşitme yelpazesi dediğimiz bir tanım vardır. Buna göre hastanın işitebildiği ve işitemediği titreşimler hesaplanır. Düşük orta ve yüksek titreşimler verilmektedir. Hasta işittiği ve işitemediği titreşimleri doktora söylemektedir. Duyulacak en kısık ses o hastanın sesi duyma eşiğidir. Dışarıdan herhangi bir sesten etkilenmemesi için hasta özel yalıtım yapılmış bir kabinin içerisine girer. Burada en düşük düzeyden en yükseğe sesler verilerek ölçüm yapılır.<br />
Testi yapan uzman iletim tipi ve algılama tipi şeklinde iki gurup halinde rapor sunar. İletim tipi kayıp seslerin dışarıdan içeriye iletirken oluşan sorunlardır. Ses dalgasını sinirsel iletişime dönüştüren organlardan bahsedilmektedir. Dış kulak yolu tıkaçları, yabancı cisimler, ortakulak iltihapları neden olmaktadır. İletim kayıplarına aynı zamanda ortakulak işitme kaybı da denilmektedir. Düşük titreşimler hissedilememekte ve normal sesler hissedilmektedir. Algılama tipi kayıplarda içkulak başroldedir ve beynin sesleri tanımasını sağlayan sinirsel yollar tıkanmıştır.  Sinirsel yollarda iltihabik oluşumlardan veya travmalardan kaynaklanır. Algılama tipinde bir işitme kaybı oluyorsa tedavi güçtür. Hastaya ilk olarak yüksek titreşimde sesler verilmektedir. Konuşma sesleri iyi işitilir fakat müzikle ilgilenmeyen ve dikkatli olmayan insanlar kaybın farkında değillerdir. İletim tipi kayıpta hava yolu ile gelen sesler az işitilirken, algılama tipi kayıpta kemik yolu ile gelen sesler az işitilir. Algılama tipi sağırlıkta eşik yelpazesinde en az ses saptanmakla kalınmaz ve tam olarak sorunun kaynağının belirlenmesi için farklı testlerde yapılmaktadır. Eşiğin üstünde ses verildiğinde sesteki tonun algılanma sorunu ile de ilgilenilir. Normal bir işitme aslında çok daha karışıktır. Çünkü insanlar var olan gürültülerin içinden sesleri işitmeye çalışırlar. Bununla birlikte bu yapılan testler kulağı incelemek için çok basit kalmaktadır. Kulağın duyduklarını algılamasının aynı zamanda dil, bellek, imgelem açısından da incelenmelidir. Fakat şu an için sadece Odyometri kulak ölçümü yapılmaktadır ve yeterli bilgiler sağlamaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.ca/odyometri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oksitosin Hormonu</title>
		<link>http://www.saglik.ca/oksitosin-hormonu/</link>
		<comments>http://www.saglik.ca/oksitosin-hormonu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2011 12:32:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hormon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.ca/?p=11868</guid>
		<description><![CDATA[Oksitosin Hormonu Nedir? Hipotalamus sinir hücreleri tarafından sentezlenir. Kadınlar için çok önemli görevleri vardır. Döllenme kolaylaşır. Bu da ilişki sırasında bazı uyaranlar sinir lifleri ile taşınarak hipotalamusa gelir ve hipotalamus da oksitosin salgılar. Bu sayede rahimde ufak kasılmalar başlar. Eğer erkek rahme boşalırsa spermler vakum görevi gören bu kasılmalar sayesinde rahme rahatlıkla ulaşabilirler. Rahim içine ulaşan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Oksitosin Hormonu Nedir?</strong></span><br />
Hipotalamus sinir hücreleri tarafından sentezlenir. Kadınlar için çok önemli görevleri vardır. Döllenme kolaylaşır. Bu da ilişki sırasında bazı uyaranlar sinir lifleri ile taşınarak hipotalamusa gelir ve hipotalamus da oksitosin salgılar. Bu sayede rahimde ufak kasılmalar başlar. Eğer erkek rahme boşalırsa spermler vakum görevi gören bu kasılmalar sayesinde rahme rahatlıkla ulaşabilirler. Rahim içine ulaşan spermler canlılık gösterirken vajinada kalan spermler vajinanın asitliğinden dolayı ölürler. Oksitosin hormonu doğum sırasında da etkilidir. Rahmin doğum anında şiddetle kasılmasını sağlar. Rahim boynu normalde çocuğun başı nedeniyle gerilmektedir.</p>
<p><a href="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2011/12/Oksitosin-Hormonu.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-11916" title="Oksitosin Hormonu" src="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2011/12/Oksitosin-Hormonu-300x176.jpg" alt="Oksitosin Hormonu" width="300" height="176" /></a></p>
<p>Bu uyarı hipotalamusa ulaşır ve rahim kasılmaya başlar. Bu sayede çocuk rahim dışına doğru büyük bir güçle itilmeye başlanır. Çocuğun dışarı itilmesi de bir uyarı yapar ve rahim kendini dinlenmeye alır. Sonra tekrar kasılır bu şekilde sürekli kasılma ve dinlenmeler oluşmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.ca/oksitosin-hormonu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pankreatit</title>
		<link>http://www.saglik.ca/pankreatit/</link>
		<comments>http://www.saglik.ca/pankreatit/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2011 12:29:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.ca/?p=11866</guid>
		<description><![CDATA[Pankreatit Nedir? Pankreas iltihabına pankreatit denilmektedir. Kronik pankreatit erkeklerde daha sık görülmekle birlikte genel olarak akut pankreatit kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda görülmektedir. Alkol kaynaklı olan pankreas iltihabı otuzlu yaşlarda başlayabilir. Safra taşı kaynaklı olan iltihaplar ellili yaşlarda kendisini gösterir. İltihap atakları bir anda gelir. Sıklaşırsa ve ağrı düzeyi yükselirse kronik hale gelir. Pankreasın kendi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Pankreatit Nedir?</strong></span><br />
Pankreas iltihabına pankreatit denilmektedir. Kronik pankreatit erkeklerde daha sık görülmekle birlikte genel olarak akut pankreatit kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda görülmektedir. Alkol kaynaklı olan pankreas iltihabı otuzlu yaşlarda başlayabilir. Safra taşı kaynaklı olan iltihaplar ellili yaşlarda kendisini gösterir. İltihap atakları bir anda gelir. Sıklaşırsa ve ağrı düzeyi yükselirse kronik hale gelir. Pankreasın kendi öz sıvısı bulunması gereken alanların dışına taşar ve kendisine zarar vermeye başlar. Bu da pankreas iltihabının oluşumuna neden olur. Dolaşıma katıldığı için de tüm vücut iltihaptan etkilenebilmektedir.</p>
<p><a href="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2011/12/Pankreatit.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-11914" title="Pankreatit" src="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2011/12/Pankreatit.jpg" alt="Pankreatit" width="296" height="285" /></a></p>
<p>Örnek vermek gerekirse böbrek rahatsızlıkları ortaya çıkabilir. Hastalık genellikle alkol kullanımından veya safra yollarındaki taştan kaynaklanmaktadır. Safra kesesinde beş milimetreden küçük taşlar safra kanalına düşer ve burayı tıkar. Alkolde bazı pankreas enzimlerinin çalışmasına neden olmaktadır. Her insanda farklı miktardaki alkol bu enzimleri harekete geçirir. Alkol alınımından birkaç gün sonra bile iltihaplanma görülebilmektedir. Batı toplumlarında genel olarak pankreatit alkolden, doğu toplumlarında ise safra taşından kaynaklanmaktadır. Bazı kişilerde pankreatit nedensiz oluşmuştur buna da idyopatik pankreatit denilmektedir. Nadir olsa da kan yağ değerleri yükselince de görülebilmektedir. Kalsiyum seviyesinde artış, kabakulak, bazı ilaçlar, karın ameliyatları, zehirli bir hayvan tarafından ısırılmak gibi hastalıklarda pankreas iltihabına neden olabilmektedir. Kronik pankreatitte sürekli ataklar olabilmektedir. Zaman içerisinde artık pankreas sindirim için gerekli enzimleri üretemez. Pankreasın yaptığı görevler arasında yağ, şeker ve protein sindirimi vardır. Bu sindirimler yapılamaz ve gerekli insülin salgısı da olmayacağından diyabet dediğimiz şeker hastalığı ortaya çıkar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.ca/pankreatit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuyruk Sokumu Kemiği ﻿﻿(Sakrum Kemiği)</title>
		<link>http://www.saglik.ca/kuyruk-sokumu-kemigi-%ef%bb%bf%ef%bb%bfsakrum-kemigi/</link>
		<comments>http://www.saglik.ca/kuyruk-sokumu-kemigi-%ef%bb%bf%ef%bb%bfsakrum-kemigi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2011 12:27:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemik ve Eklem Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.ca/?p=11705</guid>
		<description><![CDATA[Kuyruk sokumu kemiği, çocuklarda 5 farklı omur şeklindedir. Ergenlik çağında bu eklemlerin arasındaki fibroz doku kemikleşir ve bu yüzden yetişkin kişilerde bu beş farklı sakrum yerine tek ve birleşmiş kuyruk sokumu bulunur. Kuyruk sokumu kemiği şekil olarak tabanı yukarı bakan, ön yüzü iç bükey, dış yüzeyi dış bükey, yan tarafları dar piramit türündedir. Piramit bölümünün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kuyruk sokumu kemiği, çocuklarda 5 farklı omur şeklindedir. Ergenlik çağında bu eklemlerin arasındaki fibroz doku kemikleşir ve bu yüzden yetişkin kişilerde bu beş farklı sakrum yerine tek ve birleşmiş kuyruk sokumu bulunur.<br />
Kuyruk sokumu kemiği şekil olarak tabanı yukarı bakan, ön yüzü iç bükey, dış yüzeyi dış bükey, yan tarafları dar piramit türündedir. Piramit bölümünün üzerinde bulunan taban, beşinci bel omuru ile ekleşmektedir. Tepesi ise koksig kemiği ile ekleşir. Koksig kemiği iki tarafındaki birer sakrum kemiğiyle eklemleşince “Pelvis” yani leğen kemiğini oluşturur. Sakrumun yan taraflarındaki eklem yüzeyleri vücut ağırlığını doğrudan pelvise ulaştırırlar. Sakrum tabanı yukarı kısımdadır ve öne doğru bakar.</p>
<p><a href="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2011/12/Kuyruk-Sokumu-Kemigi.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-11912" title="Kuyruk Sokumu Kemiği ﻿﻿(Sakrum Kemiği)" src="http://www.saglik.ca/wp-content/uploads/2011/12/Kuyruk-Sokumu-Kemigi-300x240.jpg" alt="Kuyruk Sokumu Kemiği ﻿﻿(Sakrum Kemiği)" width="300" height="240" /></a></p>
<p>Taban kısmının tam ortasında büyük bir delik vardır. Söz konusu bu delik omurga kanalının bir uzantısı olan ve sakrum kemiğinin içinde yer alan yukarıdan aşağıya duran sakrum kanalının giriş yeridir. Bu deliğin dış taraflarında “Eklem çıkıntıları” vardır. Sakrumun ön tarafında orta hattın iki yanında toplam olarak 8 delik bulunur. Bu deliklere “Foramina sakralis pelvina” adı verilir ve tünel vasıtasıyla sakrum kanalı ile bağlantı kurmuşlardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.ca/kuyruk-sokumu-kemigi-%ef%bb%bf%ef%bb%bfsakrum-kemigi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

